Blog

Mimarlık

Mimarlık öğrencilerini hayattan soğutan diyaloglar

Mimarlık, birçok insan tarafından büyüyünce ne olacaksın sorusuna cevap olarak gelen meslek niteliğindedir. Tasarımlar, onların maketleştirilmesi, çizimler vesaire derken içi seni dışı beni yakan durumların ortaya çıktığı elbette doğrudur. Tabi halk olarak ele aldığımızda mimarlı pek fazla kapsamı açısından bilinen bir meslek değildir. Basma kalıp edinilen bilgiler de bu konularda sıkıntılara sebep olur. Tabi bazı durumlar da vardır ki sıkıntıya sebep olmasa da ciddi anlamda mimarlık öğrencilerini hayattan soğutur.

Mimarlık öğrencilerini hayattan soğutan diyaloglar ;

- Ne okuyorsun?

Mimarlık okuyorum.

- Vaayy! iç mi dış mı?

Ya aslında öyle bir ayrım yok, yani dış denmiyor (kime neyi açıkladığınız asla bilinmez). Ama iç mimarlık.

- Mezun olunca bize de bir ev yaparsın artık.

Error ! (sinirle hı hıı)


Mimarlık öğrencilerinin korku rüyaları ve bir türlü vazgeçemedikleri o jürileri ve süreçleri ;

bir hafta önce: "Bu sefer jüriye eksiksiz çizimlerle bomba gibi gireceğim."

3 gün önce: "Yarın başlarsam yetişir."

önceki gece: (Uykudan uzak 24. saatin sonunda) "Yetiştiği kadar, sabaha karşı da paftaları çıktı alırım, jüriden önce biraz render yapsam, iki perspektif çizimim de eksik oluversin."


Gerçeklerden kaçamazsın

Birinci sınıftan itibaren: Uçun, hayal gücünüzü çalıştırın, farklılıklar yaratabilirsiniz hadi…

Dördüncü sınıfta: Piyasa çok farklı, böyle uçmakla olmaz… Bu modeller, şekiller çok zor… Müşteriye projeni satman lazım, bunu unutma.

Her mimar birey bu duyguyu tadacak…

Hoca: Bunun burası neden böyle?

Öğrenci: Hocam, geçen hafta böyle konuşmuştuk kritikte, ondan sonra değiştirdim.

Hoca: Yok yok olmamış, eski haline döndür.

Öğrenci: Error


Adım adım jüriye hazırlanıyoruz

 

1. Adım: Sakince herkes çizimine odaklanır

2. Adım: Müzik açılır

3. Adım: Yemek söylenir

4. Adım: Dans etmeye başlanır

5. Adım: Alarmlar kurulur, bir yarım saat uyunur.

6. Adım: Üşüyerek uyanılır, en geride olan arkadaşa yardım edilir.

7. Adım: Yemek söylenir.

8. Adım: Müzik açılır.

9. Adım: Dans edilir.

10. Adım: Pes edilir.

11. Adım: Eldeki çizimlerle çıktı almaya gidilir.

GAME OVER

Bu tarz benim…

1. Sınıfta: Üniversiteye başladım, çok havalı olmalıyım.

4. Sınıfta: Kareli pijama/eşofman tipi rahat parçalar dolabınızın vazgeçilmezi haline gelmiştir.

Ozalitçinin malı, mimarın çenesini…

- Abi sen ne kazanıyorsun aylık?

(Abinin suratında sade bir tebessüm)

Anında akla yatan dev proje: Okulu bırakıp mimari açıdan iyi çözümlenmiş bir ozalitçi açma planları.

En komiği de en sona kalan olsun. Tabi ki de birbirine slikonla yapışmış olan parmaklar. Bazen bu proje arkadaşınızın eli de olabilir ki o zaman yanlış anlaşılmalara sebep olabilecek şeylerin sayısı oldukça fazla olabilir. Onun dışında parmak uçlarınız o kadar deforme olur ki parmak okuyan telefonların kilitleri uzun bir süre açılamaz.


Evet böyle durumları bugüne kadar yaşamış olan mimarlık öğrencilerinin sayısı o kadar fazla ki bu durumlar artık normal karşılanan kanun haline gelmiş durumlardır. Mimar olmak elbette "How i met your mother" dizisinde Ted'in dediği gibi çok karizmatik bir meslek olabilir ama her güzelliğin bir sıkıntılı yanı söz konusudur. Eğer siz de onun gibi "Ted Mosby , mimarım" şeklinde yolunuza devam etmek istiyorsanız bu bahsetmiş olduğumuz maddelere karşı önleminizi şimdiden alın.

Bu blog ile alakalı daha fazla bilgi almak için e-mail adresinizi yazabilirsiniz.

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar 0

Giriş Yapın! Yorum yapmak için giriş yapın..